Aynası İştir Kişinin Lafa Bakılmaz

Çok meşhur bir atasözü ile başlamak istiyorum.

Ayinesi iştir kişinin, lafa bakılmaz…

Atalarımız ne güzel özetlemiş aslında insanın bu dünyada ki görevini.

İnsan, ana rahmine düştüğü andan itibaren bir telaşe ile doğan, büyüyen, yaşayan ve göçen bir varlık. Dünya misafirhanesinin akıl ve sorumluluk sahibi konuğu. Akıl ve irade sahibi olarak Allah bizden tam da kullanma kılavuzumuz olan kitabımızda da belirttiği gibi “İyi amel, iyi işler bekliyor…” aslında.

“O, hanginizin amelinin daha güzel olacağı konusunda sizi imtihan için, henüz Arş’ı su üstünde iken gökleri ve yeri altı gün içinde (altı evrede) yaratandır. “

Hûd Suresi 7. Ayet

Varlığın yegane sahibi, bizim iyi işlerde birbirimizle olan yarışımızı görmek istiyor. İyi amellerde, iyi işlerde geçirdiğimiz zamanın artmasını istiyor. Hatta atalarımızın dediği gibi, insanın işlerine bakılır, laflarına değil. İşi insanın aynasıdır.

Peki aynada ne görüyoruz?

Yoğun bir hengamenin içerisinde koşturup gidiyoruz şu hayatta. Çoğu zaman ‘iyi amel’ detayı aklımıza bile gelmiyor.

İnsan, alışkanlıklarıyla, çevresinden öğrendikleriyle yaşıyor şu hayatı. Doğru alışkanlık ve doğu çevre sahibi olanlar bu konuda biraz daha şanslı olabilir ancak “iyi iş ve amele” uygun olmayan alışkanlık ve çevrelerle yaşamayanlar savrulup gidiyor, dünya misafirhanesinde.

Şimdi özel bir aracınızla seyahat ettiğinizi düşünün ve uzun bir yolculuktan sonra bir istasyonda ihtiyaç molası verdiniz.

Orada verdiğiniz mola da o tesisle ilgili büyük planlar yapar mısınız? Yoksa ihtiyacınızı giderir yola devam mı edersiniz?

Tabi ki belki küçük iyilikler yola devam edersiniz.

İşte insan bu küçücük molada olduğu gibi aslında tam olarak da dünya hayatında da böyle olması gerekmiyor mu?

Aynanın karşısında gördüğümüz aslında bedenimiz değil, yaptığımız işlerin olduğunun farkında olmak gerek. Zira aynanın karşısında gördüğümüz madde bir gün toprak olup bizi terk edecek ancak ardında ki mana bizimle yaptığımız işlerin, amellerin karşılığını alacağımız o kutlu güne gelecek.

Yazının girişinde de belirttiğim gibi Allah, Mülk ve Hud surelerinde ölüm ve hayatı tam olarak da bizim dünyadaki iyi işler, iyi ameller yapmamız için yaratmış.

“O, hanginizin daha güzel amel yapacağını sınamak için ölümü ve hayatı yaratandır. O, mutlak güç sahibidir, çok bağışlayandır.”

Mülk Suresi 2. Ayet

Peki ya İyi amel nedir?

İyi amel, Allah’ın razı olacağı, rızasını kazanacağımız, hoşuna gidecek davranışlardır. İyilikte yarışmaktır.

Allah için bir şeyler yapmaktır. Allah için sevmek, Allah için harcamak, Allah için gayret etmektir. Allah’ın huzurunda durmak, Allah’ın davetine icabet etmektir.

Şimdi bir kez daha başımızı iki elimizin arasına alalım ve: ”İyi işler yapıyor muyuz? İyi işlerde yarışıyor muyuz?” diye düşünelim.

Latest posts by Ubeydullah Göktekin (see all)
Bu yazıyı oylar mısınız?
[Toplam: 5 Ortalama: 4.2]

Ubeydullah GÖKTEKİN

Ubeydullah GÖKTEKİN (Hep düşünür, bazen yazar..) TÜGVA Bulancak İlçe Temsilcisi

You may also like...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: