Fikirlerin Fethedilişi

Ölen, bir şehirdi.. Bir ruhtu ve sayısız bedenlerdi. Bu bir iç savaştı. Hedef fetihti.. İçten bir fetih!

Gönülleri harap edip ruhları önemsizleştirip bedenleri çürütüp yalnızca akla meyildi.

Fikir, amaçlanan savaşta kazanılan en büyük servetti bu yüzden her atılan adım, fikirle mücadele uğruna tasarlanmıştır.

Akıl ele geçirilse içten fethedilse aslı öldürülüp yeniden inşa edilse galip olanın aracı olur. Artık o, kafese konulmuş sadece bırakıldığında uçma özelliğini kullanabilecek bir kuştan başka bir şey değildir.

Ruhun kaybedilmiş olması aklın kaybedilmiş olması değildir. Bilâkis bu açıdan akıl ruhtan bağımsızdır.

Ruhunu kaybetmiş birinin aklı güçlü olur, hırslı olur. Mücadeleci, intikam alma çabası ve de edenlerin ettiklerinin bedellerini ödetme eylemi olur…

Çünkü ruha yaşatılanlar aklı güçlendirir.
Beden ise, her şeye yani tüm âzâlara bağımlı olup onlardan ayrılmayan eşsiz bir direniş eylemidir. Eğer kişinin bedeni acz düşer, ölülere özenir, diz çökerse o zaman ruhun toparlanması da aklın mücadele etmesi de olanaksız olur.

Yapılan her ne güç olursa olsun, ister mermiyle, tüfekle kendisine hükmeden bir silah olsun, isterse de yanlış aktarılmış ya da tahrip edilmiş eserlerle kişide değişim bırakma, insanoğlunun benliğine yapılmak istenen bir değişim çabası olsun..

O güce karşı konuldu mu, etkisi tâ ruhun derinliklerine, aklın en dip düşüncelerine sert bir zırh giydirir. Onlara dokunmak neredeyse imkansız olur.

Yeter ki güçlerin araçlarına mukabil benliğine olan sabitkademlik olsun. Bir duruşu bir kararlılığı ve bir aklı olmalı insanın… Hem de değişmeye taviz vermeyecek bir uyanıklığı.

Fetih ölümsüzdür. Ulaşıldı mı kazancını korur. Değişmez zaferini bir ömür boyu görür. Fethi planlayanlar gizliliğe çok önem verir. Gizliden içeriye sızar ama yavaş yavaş… Ama ağır ağır…

Kendini asla belli etmez. Hedeflenmiş arzu, kazanılması planlanan zaman çoktan ayarlanmış…

Yapılması istenen şeylerin tertip düzeni de çoktan titizlikle takip edilmektedir. Galip gelme aşkıyla yanan tarafın hedefi kazanmaktır.

Özellikle bir aklı bir fikri kazanmaksa saldıracağı tarafı çok iyi bilir, iyi tanır ve nasıl hitap edeceğini ve nereden başlayabileceğini de.

Bu yüzden insan, fikrine sahip çıkmalı ezelden beri neyse ne üzerine kurulmuş ise öyle kalmalıdır.

Değişime fırsat verecek her türlü saldırıya karşı uyanık olmalı onlara karşı bir zırhı olmalı.

Kişinin zırhı ise; fıtratına leke sürecek saldırılarda en büyük yardımcısı olacak olan doğru kaynaklardır. Bu kaynaklar Kur’an’ı Kerim, hadis ve aslı tahrip edilmemiş hak eserler olmalıdır.

Yazar

Latest posts by Amber YILDIZ (see all)
Bu yazıyı oylar mısınız?
[Toplam: 3 Ortalama: 2.7]

You may also like...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

%d blogcu bunu beğendi: