Her İsteyen Başarılı Olamaz

Herkese Selam!

Ben Sude Naz GÜRSOY. TB Blog Web Sitesi Koordinatörüyüm. Aynı zamanda blogları ilk okuyan ve sizler için düzenleyen o editör benim.

Aylardır bu blogla ilgileniyorum fakat henüz tanışabildik. Gecikme için kusura bakmayın diyor, fazla uzatmadan yazıya geçiyorum 🙂

Bu bir söyleşi yazısı. Madem tanışıyoruz biraz sohbet edelim, öyle değil mii?

Sosyal çevremiz, akademik başarımız, kariyerimiz, ilişkilerimiz, hayallerimiz, hedeflerimiz…

Hep kafamızın karıştığı, karıştıkça bulandığı meseleler yani.

Hayatım çok yolunda gidiyor, akademik başarım istediğim düzeyde ya da kariyerimde olmak istediğim yerdeyim, ailemle aram süper, love desen hep benimle diyorsanız yazımı çabuk terk edin. Zira burada vakit öldürmenize gerek yok. Siz zaten olmuşsunuz. Tadını çıkarmaya bakın.

Gidenler gittiyse kalan sağlar bizimdir 🙂

Aramızdan ayrılan o üç kişiden biri olmak istiyorsanız yazıyı okumaya devam!

Öncelikle her şeyin başı sağlıklı bir psikoloji. Ruh sağlığı yerinde olan bir insanın kendi potansiyeline göre yapamayacağı hiçbir şey yok.

Neden kendi potansiyeline göre mi diyorum?
Çünkü bir balıktan uçması beklenemeyeceği gibi bir kuştan da yüzmesi beklenemez.

Kendimize hedef koymadan önce ben bunun için yeterli donanıma sahip miyim, sorusunu sormalıyız.

Kendimi nasıl geliştirebilirim? Tamam, bunu çok istiyorum ama elde ettiğimde mutlu olacak mıyım?

Hayalimize giden hedeften eminsek kendimizi kandırmadan çok iyi çalışmamız da gerekiyor. Başarı kolay gelmiyor.

Bütün bunlara rağmen olmuyorsa nasipten çıkmış deyip takıntı haline getirmekten kaçınmalıyız. O olmadı belki ama seni daha çok mutlu edecek başka bir şey olabilir.

Bir noktada takılı kaldığımızda diğer ihtimallere kendimizi kapatıyoruz.

Olmadıkça hırslanıyoruz. Hayatımızın merkezine koyup o olmadan devam edemeyeceğimize inandırıyoruz kendimizi.

Tamamen yanlış.

Sen kendine inan. Kendine dayan. Gerisi hallolur. Ulaşılmaz olduğu için o kadar istiyorsun. Elde ettikten sonra bir anlamı kalmayacak halbuki.

Her şey için böyle bu. İş yerinde bir pozisyona yükselmek için geceni gündüzüne katıp çalışıyorsun örneğin, sonunda terfi geldiğinde senden mutlusu yok ama bir zaman sonra hep o konumdaymışsın gibi normalleştiriyorsun.

Başarmanın verdiği mutluluk geçecek.

O yüzden farklı hedefler koyup farklı şeyler de başarabilirsiniz. Çok da takıntı haline getirmeyin. Psikolojinizi bozarsınız.

Hakikaten, hayat nasıl gidiyor? Daha doğrusu gidiyor mu?

Benimki şu sıra çalkantılı. Lovea tövbeliyiz zaten. Kafalar karışık.

Birden bir şey oluyor ve herkesten soğuyor musunuz? Hayatı, yaşantınızı, çevrenizi sorguluyor musunuz?

Eminim zaman zaman böyle gel gitleriniz oluyordur.

İki yüzlü, çıkarcı, menfaatci insanlarla dolu dört bir yanımız.

İnsanlar kötü. Gerçekten kötüler. Başkasının mutluluğunu çekemeyip ben mutsuzsam o da olmasın mantığıyla hareket edebiliyorlar.

Haset öyle kötü bir şey ki kendilerini düşürdükleri komik vaziyetin farkında bile olmayabiliyorlar.

Bazılarımızsa fazla saf. Her yalana kanıp herkese iyi niyetle yaklaşıp sonsuza kadar akıllanmayacaklar.

Heves kırıklıklarınızı ve hayal kırıklıklarıyla dolu tecrübelerinizi sonlandırmaya çalışın. Tabii ki hayal kurmayın, demiyorum. Hayalsiz yaşamak amaçsız yaşamaktır.

Montaigne’in de dediği gibi: “Aslında insanlar seni hayal kırıklığına uğratmıyor, sen yanlış insanlar üzerinden hayaller kuruyorsun.” .

Yazımın sonuna gelirken ben de buradan uyararak üzerime düşeni yapayım.

Sevgili herkesi kendi gibi iyi niyetli sanan okurum,

Gözünü aç, etrafına bak. Sorgusuz sualsiz inanma hiç kimseye. Şu an olmadan yapamam, dediğin kim varsa sorgula. Sorgula çünkü yıllar sonra yanında sadece kariyerin olacak.

Belki bu satırları okurken ne münasebet diyorsun ama fazla da bir şey beklememek gerekiyor kimseden.

Çok yakınsınız, yediğiniz içtiğiniz ayrı gitmiyor tamam da herkesin önceliği kendisi. İnsanoğlu bu. Ne dilerse gerçekleştiği cennette bile tek yasaklananda aklı kalan değil mi?

Latest posts by Sude Naz GÜRSOY (see all)
Bu yazıyı oylar mısınız?
[Toplam: 40 Ortalama: 4.6]

Sude Naz GÜRSOY

TB BLOG WEB SİTESİ KOOR.

You may also like...

4 Responses

  1. Musa REŞBER dedi ki:

    Elinize yüreğinize sağlık

  2. Osman dedi ki:

    Baştan sona kadar bütün yazıyı bana okuttunuz tebrik ederim başarılarının devamını diliyorum

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: