İçindeki Hayat

Bu satırları yazmadan evvel, her defasında içimdeki hayata bakıyorum. İçimdeki düşünceler bulutundan hangisi en çok görülmek ve duyulmak istiyor, ona yoğunlaşmayı istiyorum. Aynı zamanda sadece düşüncelerimden ibaret olmadığımı biliyorum.

Şu an bedenimde hangi duygu ben buradayım, beni de gör diyor?

Odağımı düşüncelerimden alıp duygularıma getiriyorum. Neden duygularınla da ilgileniyorsun dersen, duygularım bana hayatta kalmak için ihtiyacım olan kaynakları haber veriyor. Bu sebeple duygularımı fark etmeye kıymet veriyorum.

Biz insan varlıkları hayatta kalma dürtüsü baskın canlılarız. Gördüğümüz tehlike karşısında hayatta kalmak üzerine kodlanan sinir sistemimiz bizi otomatik olarak bir davranış biçimine doğru yönlendiriyor.

Kaçmak, savaşmak ya da donmak.

Bu davranışın açığa çıkmasının evvelinde sinir sistemimizde saniyeler içinde bir ya da birkaç duygu yani bedenimizin bio enerjik geri bildirimleri beliriyor ve kayboluyor. İçimdeki hayat dediğim, işte bunların farkında olduğum ve bu biyolojik geri bildirimlerin farkındalığında davranışlarımı seçebildiğim ve ifade edebildiğim yer.

Karmaşık mı oldu?

Bilgi yoğun bir yazı yazmak değil aslında niyetim. Gönlümden geçen; senin de içindeki hayatta neler olduğunun farkına varmanı desteklemek.

Örnekle gideyim, anlamana ve ne demek istediğimle bağlantı kurmana destek olur dilerim.

Yukarıda bu satırları yazmadan evvel, her defasında içimdeki hayata bakıyorum: ”İçimdeki düşünceler bulutundan hangisi en çok görülmek ve duyulmak istiyor? Şu an bedenimde hangi duygu ben buradayım, beni de gör, diyor?” Diye yazmıştım.

Şu an bu satırları yazarken içimdeki en belirgin düşünce “Anlamlı bir şeyler yazmak istiyorum.” düşüncesi.. Bu düşünce benim bedenimde “gerginlik” ile ilişkileniyor. “Gerginlik” duygusunu boğazımda ve göğsümde çok belirgin hissediyorum. Bununla beraber, şu an telefonum çalsa ve biri bana “Naber Liva, nasılsın?” dese vereceğim cevap otomatik olarak “Sağ ol, iyiyim. Ne olsun her şey aynı, sen nasılsın?” olur.

Gerçekten her şey aynı mı? Hayır değil.

Zihnim otomatik bir cevap vermeyi seçiyor. Çünkü, kendimle kurduğum bağlantı üzerinden kendimi ifade etmeyi öğrenmedim çocukluğumda. Duygularımı ifade etmektense duygularımı geçiştirerek cevap vermeyi öğrendim. Ben diliyle konuşuyorum. Bununla birlikte bu durum yaşadığımız toplumun ya da birçok toplumun ortak konusu diye düşünüyorum.

Tam bu noktada zihnin sorduysa “Ee ne yapacağız o zaman?” diye, zihnini yargılamadan soruyu fark etmeyi ve soruyu bir kenara park edip içindeki hayatta neler olduğunu fark etmeyi denemek ister misin?

Tam şu anda, bu yazıyı okurken, kendini nasıl hissediyorsun?

Bedeninde hangi hisler ya da duygular ben buradayım, beni de gör, diyor?

Aklından geçen en belirgin düşünce hangisi?

Bu düşüncelere hangi beden hisleri eşlik ediyor?

Bedenindeki hisleri bir duygu kelimesiyle ilişkilendirecek olsan bu hangi duygu olurdu?

Dışarıda gördüklerinin, başkalarından duyduklarının, yazılanların, okuduklarının içindeki hayatta algı sisteminden geçip bir etki alanı yaratıyor. Tüm bu olanların dışında içinde de bir hayat sürüyor fark etsen de etmesen de. Bu algıladıkların kendinle konuşma biçimini etkiliyor.

Zihnin duyduklarını hayatta kalma dürtüsüyle “doğru-yanlış” ,”iyi-kötü” diye etiketliyor. Bu zihnin ve sinir sisteminin mârifeti, diğer canlılarda olmayan kısmı belki de.. Bununla beraber bu sistem, her zaman bize hizmet etmiyor. Çünkü hayatın içinde karşılaştığımız her şey bizim için bir yaşamsal risk değil artık.

Duyduğum her söz, okuduğum her cümle, gördüğüm her durum hayatımı riske sokmuyorsa, her duyduğuma laf yetiştirme dürtüsü nereden geliyor? İşte o içindeki dünya ile bağlantı kurmak bana göre bundan önemli. Riskle risk olmayanı ayırmak, netlikle ve kendinde olanlarla kendini ifade etmek, farklılıkları görünür kılmak ve farklılıklar üzerinden bağ kurmak, insanlık bilincinin gelişmesine hizmet ederken, ortak niyetlerle bir arada olmayı destekliyor.

Şimdi bu bilgilerle, bir durup bakar mısın yeniden gönlüne, kalbine?

İçindeki hayatta şu anda ne canlı?

İçindeki hayatla bağlantı kurduğun alan, yaşamını sürdürebilmen için ihtiyaç duyduğun kaynaklarla bağlantı kurmanı ve kendini hakikilikle ifade etmeni destekler dilerim.


Sevgi ve dostlukla…

 

Yazar

Livanur BAŞ
Latest posts by Livanur BAŞ (see all)
Bu yazıyı oylar mısınız?
[Toplam: 5 Ortalama: 5]

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: